Realizmin Temel Kavramları

Realizm farklı ekollere ayrılsa da bu ekolleri bir çatı altında bir arada tutan bazı kavramlar vardır, bunlar Devletin bütüncül bir yapı olması fikri, uluslararası sistemde tek geçerli akçe olan askeri güç, her devletin kendinden sorumlu olması anlamına gelen kendi başının çaresine bakma, güvenlik ikilemi, göreli kazanç, anarşi ve güç dengesi gibi kavramlar realist teori içindeki bütün farklı ekolleri birbirine bağlar.

Bütüncül ve Rasyonel Bir Aktör Olarak Devlet

Meşru güç kullanma tekelini belirli bir toprak parçası üzerinde kullanma hakkına sahip olan yapılara devlet denir. Devlet belli bir toprağa sahip olan bu toprak üzerinde bulunan insanlara yönelik mutlak bir yetkiyle donatılan ve bu yetkiyi başka hiçbir yapıyla paylaşmayan bir örgütlenmedir. En temel görevi ise kendi dışındaki diğer örgütlenmelere karşı egemenliğini muhafaza etmektir. Realizmin temel konusu da bu devletlerin egemenliğini nasıl muhafaza ettiğidir.

Realizme göre uluslar arası ilişkilerin en temel kavramı ve en temel aktörü devlettir. Uluslararası örgütler, ticari şirketler ya da sivil toplum kuruluşları gibi oluşumlar, uluslararası sistemin birer birimleri olsalar da devletler gibi egemen ve bağımsız aktörler olarak kabul edilmezler. Realizme göre devlet, içindeki farklı siyasal, partiler çıkar grupları gibi faktörleri dikkate almadan işleyen rasyonel bir mekanizmadır. Devlet dışında uluslararası arenada başka bir aktör yoktur.

Askeri Güç

Realizme göre hayatta kalma devletlerin en önemli amacıdır. Daha büyük ekonomik refah, dünyada insan haklarının gelişimine katkıda bulunmak, ideoloji ya da dini dünya görüşünü dünyada yaymak gibi amaçlar devletler için söz konusu olsa da, hiç biri hayatta kalmak kadar önem arz etmemektedir. Hayatta kalma amacının nasıl gerçekleştirileceği konusunda en önemli adım ise askeri gücün oluşturulması ve artırılmasıdır.

Realizme göre askeri güç hayatta kalmanın tek yolu olsa da, tek başına bir şey ifade etmez. Başka destekleyici güçlere ihtiyaç duyar. Örnek verecek olursak, ekonomik güç, insan potansiyeli gibi unsurlara ihtiyaç duyar. Büyük bir orduyu besleyecek ve askeri teçhizatın teknolojik olarak yenilenmesine imkan tanıyacak bir ekonomiye sahip olması askeri gücün sürdürüle bilmesi için en önemli faktördür.

Kendi Başının Çaresine Bakma (self-help)

Hayatta kalmak isteyen devletler, uluslararası sistemde güvenliklerini sağlamak ve kendi başının çaresine bakmak için askeri güçlerini artırırlar. Realizme göre ittifaklar hayatta kalmak için bir yol olarak görülse de, kendi başının çaresine bakma ile kıyaslandığı zaman iki nedenden dolayı rasyonel bir tercih değildir. Birincisi, olası bir savaş durumunda ittifak yapılan ülkenin yardım edeceği garantisinin olmamasıdır. İkincisi ise, bu gün müttefik olduğunuz bir devletle yarın düşman olabilirsiniz. Devletler bu iki nedenden dolayı bir kesinlik elde edemeyecekleri için kendi başının çaresine bakma, hayatta kalmak için daha rasyonel bir tercihtir.

Kendi başının çaresine bakma iki unsurun bir araya gelmesiyle mümkün hale gelir. Kendi gücünü arttırmak ve diğer devletlerin gücünü kontrol etmek. Bu durumda, unsurlara baktığımızda devletler için kendi başının çaresine bakma bağlamında çıkan sonuç şu şekildedir: Güç ancak göreli olarak diğer devletlerden fazla olursa bir güvenlik sağlayabilir.

Göreli Kazanç

Devletler refahlarının ve güçlerinin artması ile ilgilenmezler. Aksine dikkatlerini diğer devletler ile kendi kazançları arasındaki farka verirler. Devletler uluslararası politikalarında daha çok kazanç sağlayacakları yöntemleri değil de, daha az kazanç sağlayacakları ama diğer devletin kaybettiği veya nötr kazanca sahip olduğu seçenekleri seçerler. Dolayısıyla az kazansa bile diğer devletin kaybettiği bir durum göreli olarak kendi gücünü artıracağı için devletler bu politikaları uygularlar.

Devletleri sadece kendi kazançlarına bakmaktan alı koyan ve göreli kazanca yönelmelerini sağlayan temel unsur geleceğin belirsizliğidir. Bu gün iyi ilişkiler içinde olduğunuz devletler ile yarın savaş halinde olabilirsiniz. Dolayısıyla sadece gücünü artırmak tehditleri engellemek için işe yaramayabilir. Göreli olarak güç kazanan devlet, diğer devletlerin kaybedeceği veya yerinde sayacağı bir sonuçtan doğacağı için göreli kazanç sağlayan yöntemler tercih edilen seçeneklerdir. Bu durum göz önüne alındığında devletlerin güç ilişkilerindeki temel amacının güç artırımından ziyade gücü dengelemek olduğu söylenebilir.

Güç Dengesi

Devlet davranışlarının en belirleyici kaynağı olarak da kabul edilen güç dengesi, realizmin uluslararası politikayı anlamada en temel kavramlardan birisidir. Buna göre Sistem içinde bir devletin güç dengesini bozacak şekilde gücünü arttırması diğer devletleri harekete geçiren temel sebeptir.

Güç dengesinde yaşanan değişime ve sonrasında bu değişimin sebep olduğu tehdide devletler üç farklı şekilde yaklaşırlar. İlk olarak güç dengesini yeniden sağlamak, güç dengesini bozan devletin sistem içerisindeki diğer devletleri kontrol altına almasını önlemek için mevcut olan güçlerinde artırıma giderek güçlenmek yoluna gider. Buna iç dengeleme denmektedir. Dış dengeleme diye adlandırılabilecek ikinci seçenek ise güç artırımına giden devleti tehdit olarak gören diğer devletlerin güç artırımına gidecek kapasiteleri olmadığı için bu dengelemeyi ittifak kurarak yaparlar.

Üçüncü seçenek ise savaştır. Savaş durumu ise diğer devletlerin, güç artırımı yapan devletin dengeyi bozacak kadar güçlenmesine engel olmak için ortaya çıkar. Diğer yol ise güç dengesini değiştirmek için sistem içinden bir devleti işgale girişen devleti savaş yoluyla engellemek için ortaya çıkar.

Bu üç yöntemden hiç birini hayata geçiremeyen yani dengeleme imkanı olmayan devletler ise peşine takılma (bandwagoning) yolunu tercih ederler. Fakat peşine takılma sadece zayıf devletlerin varlığına yönelik bir tehdit üzerine ortaya çıkmaz. Zayıf veya güçlü olmasına bakılmaksızın devletler bir tehdit olmadığı durumlarda da kazanç elde etmek için bu yolu seçebilirler.

Bu yazımızda Realizm in temel kaynakları olan Devletin bütüncül bir yapı olması fikri, askeri güç, kendi başının çaresine bakma, güvenlik ikilemi, göreli kazanç ve güç dengesi gibi kavramları ele aldık.

Bir önceki Realizm: Tanımı ve Kökenleri başlıklı yazımız için TIKLAYIN

Twitter hesabımızı görmek için TIKLAYIN

Realizmin Temel Kavramları” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir